G Ü N D E M
Tabiidir ki siyaset hep gündemini muhafaza eden her zaman gündemde ki yerini koruyan siyaset. Bileninde yaptığı, bilmeyenin de iyi veya kötü yapmaya çalıştığı siyaset.
Ele silah alındığı andan itibaren kan dökülmeye başlar kan dökülürken barış çağrısı yapılmaz, yapılsa da kimse takmaz ancak taraflardan bir tanesi kaybetmeye başladığı andan itibaren mağlubiyeti kabul eder ve ceremeyi çekmek sureti ile taraflar yatıştırılabilir aksi taktirde yok edinceye kadar devam edilir. Tarih kitapları hep böyle yazıyor. Doğal olarak savaşırken yapılanlarda kırılıp harap edilir. Onları onarıp ta yeniden işlerlik kazandırmak yenisini yapmaktan zor ve masraflıdır. En önemlisi geçmişin yaralarını silmek zordur. Gidenler gelmiyor. Yani neticede akşam yatarken kendi vicdanına hesap veremiyorsan işte Asıl rahatsız eden budur.
Yarın yine birbirimizin yüzüne bakacağız, beklide aynı sofrada yemek yiyip neşeli olmaya çalışacağız. Yarınlar beklide bizlerin olacaktır. İşte o zaman hesap vermek zordur.
Büyük insan ulu Önderimiz Atatürk ün şu sözlerini çok iyi idrak etmemiz gerektiğine inanıyorum :”Az zaman da çok işler başardık” Türk Milletine işte bunlar yakışır.
Şimdi birbirimizi kıyasıya eleştirmekten iş yapmaya fırsat bulamayan siyasetçilerimize seslenmenin sırası onlara bu yetkiyi veren bu halka geldiğinizde: inanıyorum ki; buyurun hesabını hem de teker teker sorun. Çünkü çok zamanda aziş bile yapılmıyor. Bilmiyorum bunların seceresini tutanınız var mı ?
Yoksa bizler hala: İller aya giderken bizler yaya gitmeye mahkummuyuz.
Muhalefet olmak demek illaki her yapılanı eleştirmek değil dir, doğru yapılan işlere katkıda bulunmaktır. Madem öyle buyur doğrusunu sen söyle, projelendir ve yönlendir.
Bu gün bu millet sana muhalefetlik görevini verdi ise sen de daha çok çalış kendini daha başarılı olabileceğini kanıtla ki zamanla sende iktidar olabilesin. Demokrasi budur.
Eleştirmek kolay önemli olan çözüm örnekleri ile doğruyu ispatlamak kabiliyet ister. Yapıcı olup el ele vermediğimiz sürece birlikte kalkınamayacağımıza artık inanmış olmamız gerektiğini bilmemiz öğrenmemiz lazım.
Aldığının veya yediğinin hesabını vermesen veya hesabını soran olmazsa ne ala memleket : İşte o zaman seni hesaba takan olmaz sana hizmet getirende olmayacağının hesabını dünden yapmış olmamız gerektiğini ne zaman idrak edeceğiz.
Eller aya biz yaya gidiyoruz diyen ne güzel bir laf etmiş o kişiyi canı gönülden taktir ediyorum,birilerinin takdir ederken birileri tarafından tekdir edileceğimizide tabidir ki kabul ediyorum.Dönüp dolaşıp hep bu lafı neden fazla ediyorum bilirmisiniz ? Türkiye deki bütün çevre illere bir bakın son yıllarda ne kadar gelişti neler yaptı bizler Aksaray’lılar olarak neler yaptık nerelere vardık Aksaray ın fazlası var eksiği yok ama yine de bizlere hizmet neden gelmez bilmiyorum , bilemiyorum böyle giderse bilmeden de bu dünyayı terk edeceğiz.Kocaman bir aferin bizlere……
Altmış yılı geçmiş bir Aksaraylı olarak neler istiyorum neden istiyorum sizlere dilimin döndüğü kadar bunları sırası ile tek tek anlatmak istiyorum :
1-TREN YOLU
Zengen- Aksaray-Koçhisar-Kulu ve daha sonra (Konya –Ankara ) Tren yoluna birleştirilmesi ve Konya- Aksaray- Nevşehir veya Kırşehir de olabilir (bir ucunun Kayseri diğer ucunun Sivas Tokat Erzurum tren yoluna bağlantısının yapılması. Şu hizmetin ülke ekonomisine çok şeyler katacağına inanıyorum.E 90 Kara yolun da kar yağdığı zaman milletin çektiği çileyi gördünüz mü ? Ben bir defasın da yaşadım. 12 saat ailemle birlikte bir istasyon da sabahladık
Bizlerle birlikte yüzlerce insan ve yolcular ile:
Organize sanayinin gelişmesindeki en etken sebeplerden birisidir
İletişim ve ulaşım.
2-HAVA MEYDANI
Aksaray’ımıza hava meydanı çok güzel yakışır. Aksaray’a hava meydanının yapılmamasında hata kimde ise onlar cezalandırılsın. Neden Aksaray lı cezalandırılıyor bu bizim hakkımız geri iade edilsin istiyoruz. İletişim ve ulaşımın ülke ekonomisine çok şeyler katacağına inanıyoruz.
3- TIP FAKÜLTESİ & ÜNİVERSİTENİN & GELİŞTİRİLMESİ
Türkiye de her halde eğitim ve kültür seviyesi en düşük iller den bir tanesi de Aksaray dır. İnsan nasıl üzülmesin (Gelişmelerin yeterli olmadığına inanıyorum) bir zamanların Zinciriye Medresesi bile bizde eğitim ve kültür merkezi iken şimdi bu hallere düşmek yürekler acısı değil mi?
Üniversiteyi büyütsen bu seferde öğrenciye kalacak yurt yok. Sayın vekillerimizin bazen gazeteler de demeçlerini görüyoruz üniversite için tıp fakültesi için bu kadar para ayırt ettirdik diye ama icraat göremiyoruz yoksa varda bizler mi görmüyoruz, duymuyoruz Allah aşkına uyandırın da kendimize gelelim.
Sayın vekillerim şimdi bir Aksaray lı olarak sizlere seslenmek istiyorum Aksaray’lıdan istediniz zamanın da sizlere 4+1= 5 ( beşi bir yerde verdi) daha sonra 3+1= 4 (dördü bir yerde) vermeye başladı her halde anlamışınız dır ne demek istediklerini şimdi hizmet etme sırası sizler de vermezseniz hizmet getirmez seniz sizler daha iyisini bilirsiniz demekten başka çarem yok. Canınız sağ olsun her inişin bir çıkışı olduğunu da unutmayın,yarın bunlar sizlere bilmem ama nasıl sorulur bakın o zaman utanırsınız ben den hatırlatması.
Bizler hizmet etmeden de biz yine vekil oluruz diyorsanız
O kadarına bizlerin aklı ermez , gayrısını sizler bilirsiniz.
Böyle değil diyorsanız elle tutulur eserlerinizi görmek istiyoruz.İşte meydan işte Aksaray işte hizmetleriniz.
4-TERMİK SANTRAL
Aksaray da bu sözü ilk defa benden duyacaksınız . Çevremize iyi bakalım iyi araştıralım bunları en iyi şekliyle değerlen dirip ülke yararına kullanma çabası için de olmamız gerektiğine canı gönülden inanıyorum. Aksaray için olduğu kadar bu ülkenin kalkınabilmesi için kendi öz varlıklarımız dan sonuna kadar yararlanacağımız enerji kaynaklarına ihti yacımız var. Bunu kimse inkar edemez. Araştırılması gerekli:
Sağlık kasabasını geçtikten sonra Akhisar yolu üzerin de yaklaşık Yeniköy ile Karataş arasında bir yerde giderken yolun solunda linyit kömürü çıkartıldığını biliyorum. Belki yüksek kalorili olmaya bilir,termik santral yapmaya uygun olabilir lakin araştırdıktan sonra termik santral için yapılıp yapılamayacağına karar verilebileceğine inanıyorum.
Gönlümüz araştırılıp yapılmasından yanadır.
5- TARIMSAL SULAMA & TOPRAK REFORMU &EREZYON
Yukarı başlıkta bahsettiğim satır başlıklarının Aksaray ın en büyük sorunların dan olduğunu anlatmaya gerek yok .Sadece merhum Adnan Menderes dönemin de temeli atılıpta 1960 yıllardan sonra sağ sahil sulama kanalları vasıtası ile tarımsal sulamaya açılan Bayır altı ve çevresi hariç. Aksaray ın diğer tarafları ne açık kanal nede kapalı kanalet sistemleri ile sulanabilir bir vaziyettedir.Bir kısım yeşil hat ile sulama sistemleri de hoyratca kullanılmış veya dejenere edilmiştir.Kıymetini bilmeden cahilce yapılan uygulamalar dır.
Yüz yılın en büyük sorunlarından biri haline gelen beslenmenin kıymetini daha Türkiye idrak edememiştir.
Yokluğu çekilmeyince varlığın kıymetini bilemiyoruz.
Tok da olmasa aç gezmiyoruz da ondandır her halde.
Çevremizi ağaçlandırmak ve yeşillendirmek ne kadar önemli işte Aksaray ın konumu yıllardan beri eski kışlar yaşanmıyor. Eski yağışlardan hatıralar anlatılıyor. yarınlarda onları anlatanlarda yok oldumu eski hatıralarla avunuruz.
Her yıl yüzbinlerce ağaç dikilmesi ve yaşatılması gerekli olduğunu biliyoruz. İcraat bekliyoruz. Zira bizde çücüğü güzün sayarlar.Dağlarımız bomboş, herhalde şimdiye kadar ağaçlandırmayı beklediler işte şimdi tam zamanı, daha fazla geç kalmayalım Yeşillikler içinde bir AKSARAY için.
Bu işler tek başına yapılacak konular değil özveri ve fedakarlık ile çok çalışma ister bu konuları ateşleyecek fedakar insanlar ister . çocuklarımıza daha iyi,yaşanabilir bir dünya bırakabilmek için ne lazımsa onları yapalım,sadece bunu anlatmak istiyorum.
Toprağı gereği gibi sulayamadık ama ondan çok vermesi için suni gübrelerle ve tarımsal ilaçlarla toprağıda mahvettik tohumuda, insanlarıda hastalık sahibi yaptık,işte bu kadar çeşit hastalık ve ilaçlar bunun sebebi bizleriz. Yinede mağdur biz , kazananlar hep başkaları olmaya devam ediyor.
6- ) TEKKE VE ÇEVRESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Organize sanayimizin arka kısmında yer alan Tekke ve cevresinin turizme açılması için gerekli yatırımların yapılması ile birlikte : bizlerin eskiden hork hork diye nitelendirdiğimiz yerlerde artezyen şeklinde çıkan sular ve o basınçlı hava ( gaz da olabilir ben kimyasal açıdan incelemedim ama hem ordan çıkan artezyen şeklinde ki su cevresini yeşillendirmiş demekki zehirli bir su değil hem bu sudan istifade edilebilir hemde ağızları betonla kapatılmaya çalışılmış olan o kuyulardan çıkan basınçtan tribünler vasıtası ile enerjiye çevirmenin mümkün olabileceğine inanıyorum .Neden bunlar kapatılmaya çalışılıpta kuyuların üzerlerine beton dökülüp büyük vanalarla kapatılmaya çalışılıyor aceba bunları bir türlü anlayabilmiş değilim . Sayın Aksaray lılar gidinde bir görün Allah aşkına ne olur ? bizim suyamı ihtiyacımız yok enerjiyemi ? Tabii kaynaklarımızı ve tarihi güzelliklerimizi ortaya çıkartıp ta değerlendirilmesini beklemek daha ne kadar sürecek aceba diye kendime soruyorum da cevabını bulamadığım için sizlere sorma ihtiyacını duydum beni bağışlayın olur mu
Bu vatan bizim hepimizin buna beraber sahip çıkacağız bizler sahip çıkmazsak birilerinin sahip çıkacağını da aklımız dan çıkartmayalım.
Aksaray tarihiyle, kültürüyle ,coğrafi konumuyla bir derya lakin bunu kıymetini iyi bilmek ve en iyi bir şekilde değerlendirmek sadece ekonomisine ,eğitimine ,tarihi ve kültürel değerlerimize iyi yatırım yapılması gerekliliğine canı gönülden inanıyorum.Bu arada şu konuyu özellikle bir daha vurgulamak istiyorum…
Bundan evvelki nüfus sayımında bilgi sayarlara geçtiği günden bu güne kadar Aksaray ımızın nüfusu yaklaşık olarak 16 000 (on altıbin ) civarın da düştüğünü gazetelerden okuduk bir bu kadar da gelişmediğini hesaplara katarsak doğruluğunun isbatını Millet vekili sayımızın 4 (dört ten 3 e düşmesi ile ) kanıtlanmış ve ispatlanmış olmuyor mu ?
Bunun gerçek sebebini inceleyecek olursak: Aksaray daki ekenomik koşulların gelişmemesi olumlu olmadığı için ğöçlerden kaynaklandığını düşünmekte haksız değiliz..
Bildiklerine ve görebildiklerine inandığım halde bir daha da sayın halkımıza ve siyasetcilerimize bir daha hatırlatmakta yarar gördüğüme inandığım için yazmakta ısrar ediyorum .
Yaşar TÜZÜN
Makina Mühendisi